19 Ekim 2010 Salı

Ne Güzel Komşumuzdun Sen Jessica Alba



Bilen bilir, Jessica Alba benim için çok önemli bir oyuncudur. Hayır, hayır çok seksi ve güzel olmasıyla alakası yok.
Kimimiz onu Flipper adlı diziden tanıdık ve çocukluğumuzdan itibaren yunuslara acayip bir sempati besledik, kimimiz Fantastic Four adlı filmden tanıdık o sağı solu uzayan adama nasıl aşık olur diye kafayı yedik.
Ben ise bu bayanı The Eye adlı filmden tanıdım. Eh kardeşim sende amma geç tanımışsın ben ilkokuldayken posterini duvara astıydım diyebilirsiniz fakat öyle.

Filmi izleyenler bilir film de; sonradan takılma gözleriyle bir keman sanatçısı olarak karşımıza çıkıyor ve gözlerinin önceki sahibinin gördüğü şeyleri görüyor. Ama o kadar masum ve yardıma muhtaç bir karakteri oynuyor ki izleyiciler film boyu "niye kimse ona inanmıyor, doğruyu söylüyor", "ehh yeter be inanın şuna" diyerek karakterin iç dünyasına giriyor.
Tabi ki ben filmi "yav hatun çok güzel ya", "kim olum bu" nidalarıyla izledim. Sonrasında ufak bir araştıma sonucu kendisi hakkında çok özel bilgiler edindim ki size ne, gidin kendi aşkınızı kendiniz araştırın (:
Fakat araştırmam içersin de (sanki tez yazıyorum) bir şey farkettim, bu ablamızın oynadığı filmler aslında o kadar abarttığım kadar "über" filmler değil. "Awake" ve "Sin City" adlı filmleri filmografisinden çıkarırsak elimizde sadece "Jessica Alba oynadığı için izlenir" filmleri kalır. Yani, herkese bahsettiğim The Eye film sadece Jessica Ablamız için izlenir yoksa öyle abartılıcak bir film değildir kendisi. İşte bunu fark etmemle birlikte Jessica Alba benim için artık sadece Jessica Abladır.
Son olarak kendi gibi çok güzel olan oyuncak bebeği;

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder